Pazar, Eylül 05, 2010
   
Yazı Boyu

Arama

Alibeyköy Tarihi

Alibeyköy’de yerleşimin tarihi Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethinden sonraki döneme kadar dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Alibeyköy daha çok çiftlikler ve tarım ağırlıklı bir yerleşme şeklindeyken, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Kurtuluş Savaşı sonrası mübadeleler nedeniyle dış göçlerle gelenlerin yerleştirildiği bir bölge niteliğine bürünmüştür.
1950 ve 1960’lı yıllarda tarımda makineleşme ve sanayileşme hamleleri sonrasında ucuz iş gücünün kentlere yığılmasının sağlanması amacıyla neredeyse teşvik edilen iç göç, Alibeyköy’de de nüfus artışına neden olmuştur. 1967 yılında Alibeyköy Belediyesi kurulmuştur. 1984 yılında ise kapatılarak Eyüp Belediyesine bağlanmıştır.

Daha detaylı tarihi :

Alibeyköy'ü, Fatih Sultan Mehmethan’ın Uç Beylerinden Ali Beğisimli Akıncısının Çiftliği İdi.Fatih Han,Ali Bey’e İstanbul’un Alınmasından Önceki Yıllarda Trakya Ve Balkanlar Yolu İle Gelebilecek Haçlı Ordularını Önleyici Tedbirler Aldığı İçin Mükafatlandırarak Alibeyköy Bölgesini Mülk Olarak Vermiş Ve Vakfiyesini Yazdırmıştır
Alibey Çiftliği Onun 1485 Te Vefatına Kadar Devam Etti.1498 Tarihli Osmanlı Kayıtlarında Köy Nüfusunun 46 Kişi Olduğu Yazılıdır.Bunlar Alibey Çiftliğinin Personeli Olup Bir Kısmı Toprağı İşleyerek Vergisini Veren Ve Koyun Yetiştiren Müslümanlar İdi.Hiç Bir Devirde Alibeyköyüne Gayrimüslim İskan Edilmedi.Hristiyanlar Silahtar Ve Çamlık Semtini Tercih Ederlerdi.
Evliya Çelebi,Fetihten 200 Sene Sonra Yazdığı Seyahatnamesinde Alibeyköyü’nün 17 Asır Ortalarında ,’’Kırk Kadar Evi Olan Ve 70-80 Kadar Çınar Ağacı İle Süslenmiş Bir Mesire Yeri’’ Olduğunu Yazmıştır.Burası Şimdi Çırçır Dediğimiz Mahalledir.Çırçır 1720 Lerde Yeniden İhya Edilmiş:Bentler,Havuzlar,Fıskiyeler Ve Gül Bahçeleri Yapılmış Ve Çitlenbiklerdeki IV.Mehmet’in Av Köşkü De Oğlu III.Ahmet Tarafından Tamir Edilmiş Ve Alibeyköyü Gerçek Bir Mesire ,Zevk Ve Sefa Mahalli Haline Gelmişti.Bu Dönemde Alibeyköyün Adı Hüsrev Abat Olmuştu.Bu Saltanat 1730 Tarihine Kadar Sürmüş,İsyancılar Kağıthane Ve Alibeyköyü’nü Yakıp Yıkmışlar Ve Yağma Etmişlerdi.
Fetihten 400 Yıl Sonra 1850’li Yıllarda Adile Sultan Alibeyköy-Silahtar Arasındaki Yoşum Yamacına Bir Saray Grubu İnşa Ettirdi.Çok Hayırsever Olan Bu Sultan Alibeyköy Halkına Çok Yardımlarda Bulundu.1899’da Vefatından Sonra Bakımsızlıktan Harap Olan Saraylardan 1950 Yıllarında Yalnız Temeller Kalmıştır.Bunları da Bu Tarihten Sonra Gelen Gecekonducular Söküp Kullandılar.

Osmanlı Döneminde Hassa Arazilerini Yararlı Şahıslara Vererek Vakıflar Kurdurma Olayı Fatih Ve Iı.Bayezid İle De Devam Ederek Alibeyköy’de Birçok Vakıf Kurulmasına Ve Arazilerin Bu Vakıflar Tarafından Kira Veya Yarıcılık Yolu İle İşletilmesine Neden Olmuştur.1793 Yılında Alibeyköyü’nün Büyük Bir Bölümü III.Selim Tarafından Silahtarı Seyit Abdullah Ağa’ya Verilmiş Ve Ağa’nın Kurduğu Vakıf Halen Alibeyköylü’nün Yüreğine Ve Gündemine Oturmuştur.Ayrıca Vakıf Dışındaki Miri Araziler Devlet Ve Padişah Hayvanlarının Yayılma Ve Barınma Yeri Olarak Kullanılırdı.Silahtar Yolu Üzerinde Ve Çobançeşme’de Bu İş İçin Büyük Ahırlar Ve Bakıcılar İçin Mekanlar Vardı.Osmanlı’nın Son Döneminde Alibeyköy Arazisi Paşalar’a Arpalık Olarak Verilmiştir. Silahtar –Alibeyköy Arası Çayırlar Enver Paşa Tarafından Ekiliyordu.

Bugün Saya Merası Dediğimiz Bölgenin Yeşilpınar Kısmında Saya Ocağı İsimli Teşkilat Vardı.Bunlar Sarayın Ve Osmanlı Ordusunun Et İhtiyacını Karşılamak Üzere Kendilerine Tahsis Edilen Ve 90.000 Dönüm Olan Mera’larında Koyun Beslerler Ve Saraya Kasaplık Ve Kurbanlık Yetiştirirlerdi.Koyun Miktarı Yıllık 15.000 Civarında İdi.Kendileri Ve Hayvanatın İhtiyacı İçin 2000 Dönüm Tarlalarında Da Sebze Ve Yem Bitkileri Yetiştirirlerdi.Sarayın Günlük İhtiyacı Her gün Teslim Edilirdi.Teşkilatı Yeniçeriler Korurdu.Fatih Sultan Mehmed’in ,Akşemseddin'in Tavsiyesi Üzerine,Kurduğu Bu Ocak 1908 Yılında Kaldırıldı.Saya Ocağı Kalabalıktı.Çiftçisi,Çobanı,İşçisi,Sanatkarı,Ahçısı,Arabacısı,Mezbahası Ve Yeniçerileri İle Büyük Bir Aile İdi.Camisi Ve Özel Mezarlıkları Vardı.Meskenler,Bekar Odaları,Ağa Evleri Ve Ahırlar,Ağıllar Ambarlar Ve İşyerleri İle Büyük Bir Sistemdi.Saraydan Tahsisat Almakla Birlikte Birçok Gıda Maddelerini Kendileri Yetiştirirlerdi.Çöplüğünde O Kadar Çok İt Ürerdi Ki Mevkiin Diğer Adı Köpek Yaylası Olmuştu.Saya Ocağının Ağa’larından Olan Mahmut Ağa ,Köy’e İnerek Buraya Yerleşti.Sonra Seçimle Muhtar Oldu.Cumhuriyet Hükümetinin 19933’deki Umumi Talimatı İle Bütün Köy Arazisinin Miri Ve Vakıf Yerlerini Halk’a Dağıttı.

İstanbul’un İşgalinde,Müttefik Kuvvetlerden İngilizler Şimdiki Hasdal’a Karargah Kurmuşlar Ve 2 Ekim 1923 ‘E Kadar Burada Kalmışlardı.Nöbet Tutan Devriyeleri Köy İçinde De,Top Sahası İle Küçükköy Deresi Adasındaki ,Kartallı Bahçede Karakol Nöbeti Tutarlardı.

Kuruluşundan Yaklaşık 500 Yıl Sonra,1945 De Alibeyköy Nüfusu 901 Kişi Olmuştu.Çünkü 1877-1878 Tarihli 93 Rus Harbinin Evveli Ve Sonrasında Ve Bilhassa Lozan Sulhu Gereği Büyük Mübadele Sonucu Birçok Göçmen Ülkemize Gelmişti.Alibeyköyüne İse Serbest Olanlar Geliyordu.Zira İskan’a Yararlı Toprağı Yoktu.Her Yer Vakıf Veya Sahipli İdi.1950 Den Sonra Da Serbest Balkan Göçmenleri Ve Anadolu’dan Gelenlerle Nüfus Hızla Arttı.Yer’ler Değerlendi.Tarlalar,Bahçeler Satıldı.Sanayi Kuruldu,İşgücü Çoğaldı.Alibeyköyü,Mısır’ı İle Meşhur Nezih Bir Mesire Yeri Olmaktan Çıktı.İmar Planının Değişmesi İle Bütün Haliç Sahillerinin Temizlenmesi Sırasında Alibeyköyü'ndeki Sanayi Tesisleri De Kaldırılarak Bu Güne Geldik.2000’de Belde Nüfusu 43.000 Meskende 136.172 Olarak Sayılmıştı.

 

BLOG ETİKETLERİ

KİMLER BAĞLI

Şuan bağlı üyemiz Yok
Misafirler..: 8

Kullanıcı Girişi